3 Ocak 2014 Cuma

Ver Elini Bana


  Çünkü dün vardığımız noktada birdik . Birimiz , diğerinden iyi değil ; Tüm dünyadan farkımızın , aynasıydık .
Geldiğimiz yolun sonunda ki köprünün iki farklı ucunda , içten çekingen , fakat geri dönemeyecek kadar kibirli . . bir o kadar engin ve sığ . Bakmaz ama görür , sus pus anlaşır . . Ah ışıl ışıldık !  Sarf etmişliğimiz , kelimelerin bize muhtaç kalmasıydı . Lakin konuşmasak dahi hissettik . Gün ayar , Ay batarken günler birbirini kovalar , biz kaçamak uykulara dalardık ; Rüyaların mayhoş tadı genzimizde . Kalsın tükürdüğümüz yerde .
  Bugün başka . Sen başka , ben başka . Başkayız aşka . Ver elini bana . Bir rüya hakkımız var bu hayatta . Koyu kahve ve elma şekeri tonunda , melodik ve bir o kadar kaba . Biz kadar çikolatayla karamela . Bir tekme bu koltuğa , bir adım sana . Bir de bilet uzaklara . Tanımadığımız kalabalığa , anlamadığımız bir lisana . Okyanusun sesi ve yıldızlı gece ninni olsun rüyamızda . Ölmeyeceğiz sonuçta ölmeden daha . İnan korkum yok bu yolda parçalanmaya . Çünkü toz olur karışırım yine sana . Çünkü , sana . Onlarsa utanmaz , soluk bırakmaz . Bilmem nerden esti bu sevda . Hoş pek sevmem kendimi de . Kızarım da sana değil , kendime . Arada atlarım aşağı sigaramın külü peşine . Yok ben değişirim ki korkma . En çok ben değişirim hem de zamanla . İlk halimden bu yana kim kaldı hayatımda ? Ben de kalmadım , gidelim buradan uzağa .

Şimdi . . ver elini bana .