Yeni bir gündü uyandığımda.Pamukşekeri andıran bulutlar ve güneş gülümsüyordu sanki biz insanlara.Kahvaltı masasında sıcak bir muhabbete daldık dostumla.Saate bakılırsa yine geç kalmıştım buluşmaya.Hemen dışarı çıkmak için giyindim,saçımı yaptım,rujumu sürdüm.Hızlı adımlarla bir taxi bulma umuduyla yola çıktım.Şanslı günümde olmalıyım.Sigaramı henüz yakmıştım ki,beni Karşıyaka iskeleye götürecek olan taxi önümdeydi.Benimle birlikte bir çift bindi.Yolda saçma muhabetlerine kulak misafiri oluyordum istemeden.Bir yandan radyonun felaket habercisi frekansı böylesi güzel bir güne ters düşüyordu.Aklıma O geliyordu ve bu da katlanılır kılıyordu katettiğim yolu.Sonunda iskeleye varmıştık.Vapura yetişmek için acele ediyor ama bir yandan da ilerledikçe havaya karışan kokuların,seslerin tadını çıkarıyordum.Bana seslenen çingeneyi sonradan fark ettim."Bir şey söyleyeceğim,fal bakmayacağım" diyordu,gülümseyerek yanından geçtim.Daha önce çingenelere karşı uyarılmıştım ve böyle bir macera için vaktim yoktu.Vapur kıyıya yanaşmış bekliyordu.Şans yine yüzüme gülmüştü.Hemen kıç tarafına geçip oturdum.Ne çok severim denizde yolculuk etmeyi.Kıyıdan uzaklaşıyorduk,martılar peşimizden..
O deniz kokan,esen yel yüzümü okşadıkça binbir düşünceye daldım ben.Git gide ufalan betonarme,martı çığlıkları ve insan gülüşmeleri dışında denizin orta yerinde süzülen bi leylek gözüme ilişti.Leylek görmek hep iyi yorumlandığı için güzel düşünceler etrafımı iyice çevrelemişti.Keyif sigaramın sonuna gelmemle,vapurun iskeleyle kucaklaşma vakti de gelmişti.Kalkıp toparlandım.Beni bekliyordu,şimdi onu bulmalıydım.Kalabalığa karıştım.Biraz ilerleyince ilk buluşmamızda olduğu gibi hemen dikkatimi çekmişti.Yüzümü kaplayan kocaman bir gülümsemeyle yanına gittim.Beklettiğim için biraz söylenip,kızmış gibi yapsada,sarılınca hiç bir şeyi kalmamıştı.Elini tuttum,yürüdük.Bankamatikte sıra beklerken bir şey dikkatimi çekti.Bakmak için yaklaştım.Bir kadın,yanında oğlan çocuğuyla oturmuş akordiyon çalıyordu.Hah! dedim işte benim filmim.Herşey,tamamdır.Ne de güzel bir melodiydi ama çaldığı! yaklaşıp cüzdanımı açmamla bebek arabasında ki oğlan gülümseyerek yanaştı.Söylemezsem içimde kalırdı güzel çaldığı.Kadın teşekkür etti.Tam da saniyesinde O geldi yanıma.Yem peşinde koşan güvercinler bile tamamlıyordu o kareyi.Hepimiz parçasıydık bir bütünün.Ne kadar hayran kaldığımdan bahsettim bir süre çarşıyı gezerken.Kalabağın arasında,kimsenin umrunda değildik.Gülüyor,eğleniyor,bazen darlanıp sinirleniyorduk.Sadece dolaşıyorduk,beraberdik.Ah nasıl da güzeldi,özeldi benim için.Koskoca bir günü sadece birbirimize ayrırdık.Mutluyduk.
Bazen sadece farkında olmakla ilgilidir geçirdiğin an'ların değeri.Farkına vardığın da kendini yüce hissedersin.Herkes senin filminde oynayan birer bütünün parçasıdır sanki.Koşuşturur onlar ve sen yavaşlarsın o anda.Kazımak istersin aklına.Yanında biri olsun istersin,eşlik etsin hatırana.Varsa tutarsın elinden sıkıca.Usulca bakıp yüzüne ve telaşla yaşarken O da,durdurursun.Anlamaz,sen bilirsin.Sen unutmaz,sen hatırlarsın en güzel şekilde.Sahne son bulur.Zaman ilerler ama kalır senin hafızanda.O kesitle birleştirecek başka bir hatıra kazanmayı dilersin.Sen kendi filmini tamamlamaya çalışırsın esasında;İşte bu yüzdendir insanın her an bir arayışta olması,koşturması amaçsızca..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder