Ben sizden bir şey istemedim ki . Sizden arkadaşım , dostum , düşmanım , sevgilim olmanızı istemedim . Ne çok hak edindiniz üstümde . Ne çok yüz buldunuz , tekil halimde . Ne diye eleştirdiniz ? Kimim ben sanki ? Gidiyordum oysa hep , geldiniz benimle . Kiminde uzun , kiminde anlık yollarda ; Yoldaşım oldunuz en fazla bana . Ben de oldum olabildiğimi , olabileceğim kadarıyla . Değişmedim aslında . Ya sustum ya konuştum bildiğim kadarıyla . Ben size sormadım ki ! Manzaramı paylaştım ; Vardım , varlığımı . Yoktum , sondu .
Ben sizden ne istedim ki ? Kalıplara soktunuz .Kurallar koydunuz . Anlamadığınız , beni kötü şekillere siz soktunuz . Ben gidiyordum oysa . . En çok , yoldaşım yoktu bunlara rağmen . Kalakaldım ya bir başıma . Anlayamadım , ne oldum da bittim . Tanrı'm bana verdi beni . Minnettarım bu yalnızlığa . Bambaşka sandığım hayatlarda , bendim ortak . İçimde taşıdığım koca bir arşiv var ancak ; Beni siz abarttınız . Tüm bunlara rağmen . . Özgür kıldım bizi .
" Bir hayvan olacak olsan , elma kurdu olurdun sen , elma senin dünyan . Hep yanında taşıdığın ; Doğruların , yanlışların , yarattığın dünyan . . Kendini koruduğun . "
Geri dönmek zordu . Herşeyi kontrol edemeyeceğimi gösterdi , bildiğimden öte ; Zamandan koptuğum bir gece yakamozun yansımasında idi . Bir düşünce , bin tohum oldu kara topraklarımda . Hep denize açılmayı sevdim , bu sebepten belki . Ah ne hoştur esen rüzgarın seni sarmaladığı rüyalar .
Geri dönememiş olabileceğimi hiç düşünmemiştim . Balon ve pamuk şekerleri her istediğimde satın alabilecektim . Büyümüş olabileceğimi düşünmemiştim oysa , hepsine kafa çevirene kadar . Utanana kadar . . nefesimi tutana kadar . . hiç . . Tiksinerek , bakamayacağımı bilemezdim kirli yüzlerine . Kirden ulaşamadım kalplerine , bir tökezlemeden önce .
Geri dönemiyorum ; o gece duydum meleğimin sesini . " Bak ! " dedi ben kalbimin ritmine nefes uyduramazken . " Ne halde olduğuna bak ! " . Çarem yoktu sadece bakmaktan başka , baktım . Kendime sahip oldum ben o gece , güneş kovalarken kaçışan gölgeleri . Belki bir yarım kaldı . Ya da benden bir parça kaldı o kara delikte . Karşılıklı bir hediye gibi , karıştık aslında . Şimdi içimde acıyı yutan o boşluk bana güç veriyor . En çok kendime bakıyorum . Biliyorum daha kapanmaya yüzü yok zamana kafa tutmuş yaraların . Hatırlayacağım . Daha fazla zamanım yok kayıplara . Temizleneceğim sadece zaman aracılığıyla .
Geri dönmeyeceğim !. Bazen o gece öncesine kadar yaşadığım şeyler bir kabustan öte değilmiş gibi ; Aldığım ucuz bir romanda ki abartılı drama hikayeler kadar uzak kalıyor bana . . inanamıyorum . Bazen bugün bile uzak kalıyor bana . Sanki senarist değişmiş gibi . Ben değiştim oysa sadece . Herşey nasıl da ışıl ışıl . Dünden bugüne gelen o karanlık yollara çeviriyorum kafamı ara sıra . Ben görüyor ve unutmuyorum . Hayatımı elimden kaçırmayacak kadar akıllandım .
Yaşadığım ve yaşatılan herşey için sadece teşekkür edebilirim .
Bazen geçmişte hayatına kattığın , ufakta olsa yer etmiş bir şarkı , bir koku anını doldurur ya hani . Hatırlayamasan dahi o süreç içerisinde yaşadığını , düşündüğünü , hissettirir kendini .. Hepimiz yaşarız . Pek önem vermez kimimiz. Ben bu anlarda zamandan müsaade ister köprü kurarım kendime . Çünkü zaman kavramımı bu gibi küçük detaylar oluşturur ve sanki birbirinden farklı hayatlarmış gibi geride bıraktığım o anlar katılır salise salise aldığım her nefese . Tam da geçen gün yaşadım bu özel anı tekrar . Sevdiğim insanlarla bir arada zaman geçirirken , çalmaya başlayan şarkı aldı götürdü içimde bir yere . Yürürken , birileri benimle konuşmaya çalışırken , uyku tutmazken kulaklığımdan tınısı hep yankılanan cinstendi . Tanıdım .
Zamanın akışı beni hep şaşırtmıştır . Kendime bile şaşırırım zaman içerisinde . Değişeceğimi bilecek kadar tanıdım şu 19 buçuk yılda kendimi . Sadece ben mi ? Herşeyin yeniden şekillenebildiğini öğrendik hepimiz . Buna rağmen alışmayı reddettim . Her ihtimalin hep gerçekleşebileceğini bildikten ve reddettikten sonra yapılabilecek en -değişik- şey üstüne kumar oynamak bana kalırsa . Bu da keşfetmeyi ve tanımayı gerektiriyor ; Sürekli .. en baştan ! Ya da alışıp , körü körüne bağlanarak geçirebilirim zamanı ; Süsleyip püslemeden , kandırarak kendimi . Oysa herşey bu kadar çabuk değişir ve bende aynı kalmazken , bunu da bilirken , nasıl başarabileceğim konusunda fikrim yok . Bilmek lanetlenmek demişti biri , ben öğrenmekle beynimi yakmaya kararlıyken . Öğreniyorum da hala . Öğrendikçe evcilleşip , yabanileşiyorum . İnsanlar tanıyorum , eşi benzeri olmayan .. ya da tek tip olmak için birbiriyle yarışan . Tanıdığın her insan kendi içine bir yolculuktur aslında . Kızamaz kimse bu yüzden bana . Çünkü hepsi olmadan , kendini seçip alamazsın arasından . Bir kek yapmak için bütün malzemeleri , gereken ölçüde koymak gerekir önce . Piştikten sonra özgünleşir . Bu yüzden reddetmek konusuna tekrar dönmek istiyorum . Hayatım boyunca ön yargıdan uzak durmaya çalıştım . Her kek aynı olamaz sonuçta . Sende herkese , her şeye aynı olmamalısın . - Bi insanı yanlış tanımak - diye bir şey olduğuna da inanmıyorum . O kendini karşısındaki insanın tanımasını istediği gibi tanıtır , sen tanıyabileceğin kadar tanırsın . Belki kendini seninle tanır . Pek çoğu özeldir . Yaşanan anlar yani .
Dediğim gibi herkes herkese aynı olamaz . Herkes aynı şeyi göremez . Hayatımın uzun bi sürecini , aynı düşündüğümüzü zannederek geçirdim . En çokta bunun sonuçlarına şaşırdım . Artık bahsettiğimiz aynı nesnenin farklı şeyler çağrıştırdığından dolayı bile anlaşamadığımızın kesin bilincine vardım . En kötüsü de bizden farklı düşünen insanlara tahammül gösteremiyor oluşumuz . " Empati " kendini sözlük anlamına gizlemiş durumda çağımızda . Hatta bunun bile farkında olmayan ve karşısındakinin aslında kendisini anlayabilecek zekaya sahip olduğunu es geçip , farklı bi şekilde ifade etmeyi denemeyen insanlarla dolu çevremiz . Hepimiz anlaşılmayı isterken , anlamayı denesek bir de ? O zaman iletişim kopukluğunun sebep olduğu uçurumları aşarız işte . Umarım benim bu kısa duygusal boşaltımım sizi 1 saniye de olsa düşündürür ve kendinizi , kendinizle çevrenizi tanımaya bir adım daha atarsınız . Hepinizi seviyorum , hoş kalın . Bende müziklerime döneyim tekrar :)
Tutulmamış her sözün , aitliğin , düştükçe saçılmış kan izleri .. Ve yolu kaybolmuş çıkışlar var bolca . Adını koyamadığım pek az şeyle daha bulantılı aklım . Açık bir tarafım kalmasın diye , kapatıldı kapılarım. Yanlış anlamış olmalısın , anlayamazsın. Şey.. demir parmaklıkların arkasında kaldı salıncağım. Gelirken getirir misin ? Hey ! ah , seni kaybettiğimi sandım . Bir de sana ninni yazdım ;
- Beni düşürme , beni düşürme , gökyüzüne. En derininden , yüzeye. Sev beni , sev beni , dokunma kalbime.
Zamandan yoksun kalmışım . Nasıl olabilir herkes şikayetçiyken saatimden ? Ben deli değilim , ben deli değilim , değilim .. inan ! En iyi gününde Ay ile konuşuyorduk . " Renkleri karartamazsın " dedim . Hep kara olduklarını söyledi. Geldiğinde , ona ne kadar aptal olduğunu göstereceğiz ! Utanacak senden . Gitmeliyim .. diğer köşeme geçeceğim . Benimle kal ..