2 Ekim 2013 Çarşamba
Soyut Halim
Hayaliyim ben . Bulamadığının varlığını yansıtan , yokluğum . Aradığında telesekretere düşer sesin . Toplarım parçalarını , cümleler kurarım sesinle . Öpersem , rüzgarın esintisiyim dudağında kırılır buzlarım . Sen dersin kendine kızarken . Ben olursun yalnızken . Açıklayamazsın bunu rüyadan ayılırken , günaydınlar ey hiçim . Hiç dersin , hiç olabilir mi ? olmaz .. Ne inanacak ne vazgeçecek yerimiz var . Odalarına deniz dolmuş evin , beton manzarasında süzülmeyi , boğulmayı biliriz . Geçmişe bulaşmadan , gelemeyeceğe döner yüzümüz . Mistik ve çokta tinsel . Hissettin mi ? Gördün mü beni geçerken ruhunun tenhasından ? Sana istedim kendimi . Kutsamak istedim hayatımla seni . Sürrealden tonlarla melodileştirdim kalbimi . Seni bana götüreceğim . gel isterdim . Fakat yapamam , bilmelisin ki kurtarılacak yanım kalmadı . En saf katmanımda bir hayaletim . Ulaşamazsın soyunmadan ruhuna . Ah benim canım . Kalkan olamazsın bana , koruyacağın kimsem yok senden başka . Bir yağmur damlası alır belki beni inerken omuzlarına . Dönüşmeye mecalim yok soyut halimden , gözlerinde görmeyi dene her ayna da başka başka . Bizim için değil bu dünya . Başka bir aşk sana . .
2 Ağustos 2013 Cuma
Kız Çocuğum
Ufka daldım .
Denizi yardım .
Yüzün ..
Süzül ,
Üzgünsün .
Üzgün sözler .
Geceye vardı yine kız çocuğu sapa sağlam . Aklında labirentler , elinde faresi . Bilemedi ilk kez kendini . Gizleyemedi . Salıncağına gitti . Ağacının kökleri onu kavradı , kaçmazdı . O , kendi düşüncelerine yolculuk ettiği , zaman makinesinde bir gelir bir giderdi . Zaman , şekerdi ; eridi . . Aktı gitti gözlerinden . Vedasız bıraktı cümlelerin sonunu . Belki dedi . . belki daha iyi sonlar yazarım büyüdüğümde . Yazamayacaktı , rüzgar savurdu bedenini . Dağıldı hikayeler hiç bilmediği denizin ötesine . Güneşin ilk ışıkları süzüldü gözünün karasına usulca . Gök , maviden mora çalan bir hal alıyordu ; O , küçük kalbinin kanat çırpışlarını hissetmeye başladığında göğüs kafesinde . Rengarenk kalemlerini aldı çekmecesinden . Çizdi , çizdi , çizmeliydi . . Pek uzun sürmeyen bir resimdi . Ama özenliydi , gurur duydu kendisiyle . Ah 13 . Neler getirdi . Gitti . Acıkmaya başlamıştı ki kapı çaldı . Gelen fırsatların sevinci içinde ki boşluğu sarmaladı . Salıncağına koştu . Kendine söz verdi o anda . " Büyüdüğüm de unutmayacağım kendime borçlu olduğum ; Herşey-im " . Tutamayacaktı , sevmeyi sevdi . Aynı hikayeleri ezberledi ; Gele gide bildi . Ama hep sahipliğe yetkindi . Kendini kucakladı . Yoğundu . Hissizleşti . Tanrım , nasıl bu kadar kırgındı ? Kendi içinde ki ölüleri özgür kılmaya cesurdu . Savaşlara girdi . Zaferleri daha sessizdi oysa ; Yazmayı seçti . Renkleri de aktı kağıtlara damla damla . Gökkuşağı yarattı güneş camına vurdukça . Kara parçası , dört yanı tuzakla dolu ön yargı ile . Yaklaşma . Saatine baktı . Yine gecikmişti . Ya o doğru zamanlamaya sahipti ya da herkes ondan ilerdeydi . Bana sorarsan pek önemsemedi geçi ,erkeni . Vardı , yaşadı . Hep anlam kattı anına . Romanlar yazdı kafasında . Filmler çekti canı . Kendi dünyasından kamera olarak baktı dünyaya . Kaydetti hafızasına . Amacı tamamlamaktı kendi hayatını en güzel sahnelerle . Çöpe attı filmine uymayanları . Hatırlamazdı . İstediği şeyler için beklemedi , kendi seçti parça parça , birleştirdi . Kendini adamak istediyse de , izin verilmedi . Herşey görünüşte fazlaydı . Kendini bir şeye katamadı . . Salıncağına koştu .
Ne yanım ?
Bir tersim ,
Bir düzüm .
Penceremden izlediğim , Senim.Hırpalandım , kurtarmadın .
29 Temmuz 2013 Pazartesi
Elma Kurdu
Ben sizden bir şey istemedim ki .
Sizden arkadaşım , dostum , düşmanım , sevgilim olmanızı istemedim . Ne çok hak edindiniz üstümde . Ne çok yüz buldunuz , tekil halimde . Ne diye eleştirdiniz ? Kimim ben sanki ? Gidiyordum oysa hep , geldiniz benimle . Kiminde uzun , kiminde anlık yollarda ; Yoldaşım oldunuz en fazla bana . Ben de oldum olabildiğimi , olabileceğim kadarıyla . Değişmedim aslında . Ya sustum ya konuştum bildiğim kadarıyla . Ben size sormadım ki ! Manzaramı paylaştım ; Vardım , varlığımı . Yoktum , sondu .
Ben sizden ne istedim ki ?
Kalıplara soktunuz .Kurallar koydunuz . Anlamadığınız , beni kötü şekillere siz soktunuz . Ben gidiyordum oysa . . En çok , yoldaşım yoktu bunlara rağmen . Kalakaldım ya bir başıma . Anlayamadım , ne oldum da bittim . Tanrı'm bana verdi beni . Minnettarım bu yalnızlığa . Bambaşka sandığım hayatlarda , bendim ortak . İçimde taşıdığım koca bir arşiv var ancak ; Beni siz abarttınız . Tüm bunlara rağmen . . Özgür kıldım bizi .
" Bir hayvan olacak olsan , elma kurdu olurdun sen , elma senin dünyan .
Hep yanında taşıdığın ; Doğruların , yanlışların , yarattığın dünyan . .
Kendini koruduğun . "
13 Temmuz 2013 Cumartesi
Geri - Tutun Zamana.
Geri dönmek zordu . Herşeyi kontrol edemeyeceğimi gösterdi , bildiğimden öte ; Zamandan koptuğum bir gece yakamozun yansımasında idi . Bir düşünce , bin tohum oldu kara topraklarımda . Hep denize açılmayı sevdim , bu sebepten belki . Ah ne hoştur esen rüzgarın seni sarmaladığı rüyalar .
Geri dönememiş olabileceğimi hiç düşünmemiştim . Balon ve pamuk şekerleri her istediğimde satın alabilecektim . Büyümüş olabileceğimi düşünmemiştim oysa , hepsine kafa çevirene kadar . Utanana kadar . . nefesimi tutana kadar . . hiç . . Tiksinerek , bakamayacağımı bilemezdim kirli yüzlerine . Kirden ulaşamadım kalplerine , bir tökezlemeden önce .
Geri dönemiyorum ; o gece duydum meleğimin sesini . " Bak ! " dedi ben kalbimin ritmine nefes uyduramazken . " Ne halde olduğuna bak ! " . Çarem yoktu sadece bakmaktan başka , baktım . Kendime sahip oldum ben o gece , güneş kovalarken kaçışan gölgeleri . Belki bir yarım kaldı . Ya da benden bir parça kaldı o kara delikte . Karşılıklı bir hediye gibi , karıştık aslında . Şimdi içimde acıyı yutan o boşluk bana güç veriyor . En çok kendime bakıyorum . Biliyorum daha kapanmaya yüzü yok zamana kafa tutmuş yaraların . Hatırlayacağım . Daha fazla zamanım yok kayıplara . Temizleneceğim sadece zaman aracılığıyla .
Geri dönmeyeceğim !. Bazen o gece öncesine kadar yaşadığım şeyler bir kabustan öte değilmiş gibi ; Aldığım ucuz bir romanda ki abartılı drama hikayeler kadar uzak kalıyor bana . . inanamıyorum . Bazen bugün bile uzak kalıyor bana . Sanki senarist değişmiş gibi . Ben değiştim oysa sadece . Herşey nasıl da ışıl ışıl . Dünden bugüne gelen o karanlık yollara çeviriyorum kafamı ara sıra . Ben görüyor ve unutmuyorum . Hayatımı elimden kaçırmayacak kadar akıllandım .
Yaşadığım ve yaşatılan herşey için sadece teşekkür edebilirim .
10 Temmuz 2013 Çarşamba
Boşaltım.
Bazen geçmişte hayatına kattığın , ufakta olsa yer etmiş bir şarkı , bir koku anını doldurur ya hani . Hatırlayamasan dahi o süreç içerisinde yaşadığını , düşündüğünü , hissettirir kendini .. Hepimiz yaşarız . Pek önem vermez kimimiz. Ben bu anlarda zamandan müsaade ister köprü kurarım kendime . Çünkü zaman kavramımı bu gibi küçük detaylar oluşturur ve sanki birbirinden farklı hayatlarmış gibi geride bıraktığım o anlar katılır salise salise aldığım her nefese . Tam da geçen gün yaşadım bu özel anı tekrar . Sevdiğim insanlarla bir arada zaman geçirirken , çalmaya başlayan şarkı aldı götürdü içimde bir yere . Yürürken , birileri benimle konuşmaya çalışırken , uyku tutmazken kulaklığımdan tınısı hep yankılanan cinstendi . Tanıdım .
Zamanın akışı beni hep şaşırtmıştır . Kendime bile şaşırırım zaman içerisinde . Değişeceğimi bilecek kadar tanıdım şu 19 buçuk yılda kendimi . Sadece ben mi ? Herşeyin yeniden şekillenebildiğini öğrendik hepimiz . Buna rağmen alışmayı reddettim . Her ihtimalin hep gerçekleşebileceğini bildikten ve reddettikten sonra yapılabilecek en -değişik- şey üstüne kumar oynamak bana kalırsa . Bu da keşfetmeyi ve tanımayı gerektiriyor ; Sürekli .. en baştan ! Ya da alışıp , körü körüne bağlanarak geçirebilirim zamanı ; Süsleyip püslemeden , kandırarak kendimi . Oysa herşey bu kadar çabuk değişir ve bende aynı kalmazken , bunu da bilirken , nasıl başarabileceğim konusunda fikrim yok . Bilmek lanetlenmek demişti biri , ben öğrenmekle beynimi yakmaya kararlıyken . Öğreniyorum da hala . Öğrendikçe evcilleşip , yabanileşiyorum . İnsanlar tanıyorum , eşi benzeri olmayan .. ya da tek tip olmak için birbiriyle yarışan . Tanıdığın her insan kendi içine bir yolculuktur aslında . Kızamaz kimse bu yüzden bana . Çünkü hepsi olmadan , kendini seçip alamazsın arasından . Bir kek yapmak için bütün malzemeleri , gereken ölçüde koymak gerekir önce . Piştikten sonra özgünleşir . Bu yüzden reddetmek konusuna tekrar dönmek istiyorum . Hayatım boyunca ön yargıdan uzak durmaya çalıştım . Her kek aynı olamaz sonuçta . Sende herkese , her şeye aynı olmamalısın . - Bi insanı yanlış tanımak - diye bir şey olduğuna da inanmıyorum . O kendini karşısındaki insanın tanımasını istediği gibi tanıtır , sen tanıyabileceğin kadar tanırsın . Belki kendini seninle tanır . Pek çoğu özeldir . Yaşanan anlar yani .
Dediğim gibi herkes herkese aynı olamaz . Herkes aynı şeyi göremez . Hayatımın uzun bi sürecini , aynı düşündüğümüzü zannederek geçirdim . En çokta bunun sonuçlarına şaşırdım . Artık bahsettiğimiz aynı nesnenin farklı şeyler çağrıştırdığından dolayı bile anlaşamadığımızın kesin bilincine vardım . En kötüsü de bizden farklı düşünen insanlara tahammül gösteremiyor oluşumuz . " Empati " kendini sözlük anlamına gizlemiş durumda çağımızda . Hatta bunun bile farkında olmayan ve karşısındakinin aslında kendisini anlayabilecek zekaya sahip olduğunu es geçip , farklı bi şekilde ifade etmeyi denemeyen insanlarla dolu çevremiz . Hepimiz anlaşılmayı isterken , anlamayı denesek bir de ? O zaman iletişim kopukluğunun sebep olduğu uçurumları aşarız işte . Umarım benim bu kısa duygusal boşaltımım sizi 1 saniye de olsa düşündürür ve kendinizi , kendinizle çevrenizi tanımaya bir adım daha atarsınız . Hepinizi seviyorum , hoş kalın . Bende müziklerime döneyim tekrar :)
2 Temmuz 2013 Salı
Deli !
Dört duvar arası ;Bildim yine karantina.Tutulmamış her sözün , aitliğin , düştükçe saçılmış kan izleri .. Ve yolu kaybolmuş çıkışlar var bolca . Adını koyamadığım pek az şeyle daha bulantılı aklım . Açık bir tarafım kalmasın diye , kapatıldı kapılarım. Yanlış anlamış olmalısın , anlayamazsın. Şey.. demir parmaklıkların arkasında kaldı salıncağım. Gelirken getirir misin ? Hey ! ah , seni kaybettiğimi sandım . Bir de sana ninni yazdım ;
- Beni düşürme , beni düşürme , gökyüzüne. En derininden , yüzeye. Sev beni , sev beni , dokunma kalbime.
Zamandan yoksun kalmışım . Nasıl olabilir herkes şikayetçiyken saatimden ? Ben deli değilim , ben deli değilim , değilim .. inan ! En iyi gününde Ay ile konuşuyorduk . " Renkleri karartamazsın " dedim . Hep kara olduklarını söyledi. Geldiğinde , ona ne kadar aptal olduğunu göstereceğiz ! Utanacak senden . Gitmeliyim .. diğer köşeme geçeceğim . Benimle kal ..
15 Mayıs 2013 Çarşamba
Öyle..
Sevmekle ilgili cümlelerde -yine- geçmez dedi bugün dostum.
" Ya çok seversin, ya hiç sevmezsin.Yine sev diyemezsin. "
Yine sevemezsin sende beni. Yitirdiğimiz şeyleri kurtarmaya yetmez gücüm benim de. Hatıraları saklarım hafızamın yettiğince,özlerim kalbim attığı sürece. Unutmam bizi bir araya getiren parlak geceyi. Kaosla birlikte, yılların ardından tanıştığımız. Başta sadece biriydin benden başka. Zamanın az buçuğunda beklenmeyen yüzümü dönmüştüm sana. Ardından el ele yürümüştük sıradanlığın rutin adımlarına. Hatırla doğan güneşin ışığı ve batan ayın karanlığı gibiyken; var ettiğimiz günleri. Ben soğuk geceydim,üstümü örttün. Gökyüzümdü gözlerin, sabahları görmeyi tek dilediğim. Gözlerini biriyle kapattığında onu ararsın yanında; Arayışım oldun birbirini kovalayan aylarda. Bilirsin zamanla karışırım ben. Yarışmayı sevemedim asla. Kalabilmek isterdim hep yanında, huzurla. Git gide büyürken boşluk aramızda şahidi olmak zordu öfke krizlerinin. Ne uğruna ? Aklımdasın yanımda kalamasan da, olsun. Rüyalarımda hala ilk gün ki pırıltıyla bakıyorsun bana, zamanla hissizleşen kalbinin aynasına nispeten. Benden sana her ne kaldıysa at gitsin. Başını unuttuğun bi hatıranın değersiz kalıntılarıdır onlar anca. Bakma bana öyle hissiz hissiz sinirleniyorum. Neden hırçınlaştım sanıyorsun sanki. Bu benim eserim, dediğin gibi sevgimi göstermeyi hiç bilemedim. Şimdi sevsinler seni. Aştım. Ne kadar da bana ait duruyordun oysa.
" Yoksa sen, aşık mı oldun bana? "
25 Ocak 2013 Cuma
Biz
" İfade biçimine sahip olmayı dilerdim dedim.
Umarım asla olmazsın , acıyor dedi . "
Kan kanı çeker. İnsan, acısı acısına denk birini arar. Bizim gibi insanlar, birbirini. Buluşuruz kendi raylarımızda ilerlerken Jeranttan gelen nizami bir makasla. Raylarımızla birlikle karışır hamule, birimizinkinden diğerine. Yazarız biz.. kaçış gibi; Dileniriz esasında, gönderdiğimiz çağrıya sinyal beklercesine. Birimizin kelimeleri, deşer, eşeler bizi; diğer yüzlerimizi, içimizde ki kapanmaya kafa tutmuş yaraları. Alır yine kelimelerini basarız, tek ilacımız, dindirici biçimimizdir bildiğimiz. Farklı hayatların ortak birleşimidir bu, adaktır cümlelerimiz. Harflerimizi, hecelere; Heceleri kelimelere; Kelimeleri cümlelerle dizişimizi severiz biz. Biz; diğer yüzlerimiz. Bütünü doğuran sevinç ve acıyı, korkmadan almaya, aldığımızı aktarmaya cesuruzdur; Belki sadece budur, bizi biz yapan, bir arada tutan.
" Evet dedim acıyor,hissettim kelimelerini..
Gülümse şimdi,de ki biri var,benim gibi. "
Hayatımda ki diğer yüzlerime ithafen;
İyi ki varsınız,
Sevgilerle;Benimle kalın..
Yataklı Vagon
Denizden bir damla çaldı yıldız,tadına baktı.Kaydı ardından ufka çarptı.Varolmaya bir karara vardı.
Bir tren vagonunda;camın ardında ki zifiri karanlık,birbiriyle ışıltı yarıştıran yıldızları sunuyordu gözlerimin huzuruna.Hiç gitmediğim bir yerin haritasıydı oluşturdukları düzen adeta.Tam da böyle bir gecenin giymesi gerektiği gibi;sarınmıştı soğuk,rüzgarlı postunu.Oysa camın olduğum tarafı öylesine sıcaktı ki;cam iki zıt kutup arasında ki dengeydi;sen ve benim aramıza girenlerin aksine.Huzur dolu bir geceydi.Benliğimi kapının dışında bırakmıştım.Belki de benliğime kavuşmuştum kimse tarafından beklenmeyen yüzüyle.Kırmızı ışığın loşluğuyla,rayların cızırtısı tam da bu düşünceleri oluşturacak bir atmosfer sunuyordu.Düşünüyordum..Gidiyordum da.Gitmeyi düşündüğüm gecelerden değildi o yüzden.Tatlı bir mayışıklıkla uykuya daldım.Ve sonra bir rüya gördüm;
Sönük bir yıldızdı,kapkara gökyüzünde ki tek pırıltı.O baktı,ben anladım.
Kırıklarından bütünleşmiş,konuşmayı;bir bakışa vurulduğundan beri bırakmıştı.Yalnız bir gökyüzünde kendisinden şikayetçi,yok oluşunun bekçisiydi.Oysa bilemezdi kendisini göreni.Onun farkında olanın,farkında değildi.Kendini günden güne öldüren yıldızın,kendisi anlayan bir dünyası vardı.Azaldıkça,azalttı.
-Kestik-
Vazgeçtim.Benden çok daha iyi ifade edebilen insanların yazılarını okudum.Okudukça,hırslandım.Bu bir seyahat yazısı olacaktı sözde..istemiyorum! Anlatmayacağım işte banane.Kimene ki! Çok mu umurunuzda sanki? Hatıram bana kalsın.Sadece kelimeler yerini bulsun,buluşsun diye varım ben.Sadece o tren vagonu bilinmek istedi diye,oradaydım ben.Anlatılmak istediği için o,şehre gittim ben.Başkaları da gitsin diye,yoldaydım ben.Ben kimim ki burada bir sürü şaşalı cümleyi kafiyeleyeceğim size.Kahvem,sigaram yanımda sadece; ve bir müzik açtım.Müzik kendini hissettirdiği için,çıkıştım böyle.Bu da böyle bir melodi işte.Fazlasını bekleme.Ne yapayım şimdi? Asayım mı tüm kelimeleri.Hala okuyor musun yoksa? Şaşırmış olmalısın.Belki kızdın..
Kendine,ilgini canlı tutmak için kendini hırpalayan başka bir uğraş bul.Ben gidiyorum.Al şu kelimeleri ne yaparsan yap şimdi!
24 Ocak 2013 Perşembe
Başlığımsın ;
Sen Ki..
sana bir bir sıralardım kelimeleri lakin;hislerimin ederini,değerini karşılamaz bilirim.söylediklerimi düşünüyorum da onca hissiyatı barındıran cümleler nasılda içi boş kalıyor güzel yüzünün yanında.bunu ifade edebilmek için canıma mı kıymalıyım? sana dokunabilecek miyim nefes aldığım süre zarfında? nasıl da mutluluk verici hayalin dahi.ah,sana sevgilim demeyi ne çok isterdim ve işitmeyi sevdiğini canı gönülden.bu bir sarayın kulesinden karşı dağa bakmak gibi adeta.herşey pürüzsüz ve zenginlik içerisinde.oysa ben sarayla dağ arasında ki uçurumun başındayım.üstelik köprü yıkık,dökük.
sadeleştirmeyi dilerdim herşeyi,sadece senin için ve yorulmazdın bu sayede benimle.sana güzel şarkılar söylemek isterdim güzel olsaydı sesim..yahut güzel resimler çizer,güzel giysiler dikerdim.ne yazık ki elimden ancak yazmak geliyor.bir işin,ipin ucundan tutamadım hayatımda.ellerim doğduğum günden bu yana yumuşak ve rutubetli odamda oturmaktan kokum karışmadı hiç herhangi bir şeyle.ne çok bekledim yolunu,ne çok aradım seni rüyalarımda.neden hiç gelmedin? sana kavuşmadan beni terk ettin.daha hissetmeden,aklında pislettin.kavuşmadan,tenin tenime,kemiklerin etime..kalemim kırıldı! baksana haddimi aştım,üstünlük tasladım noktadan sonra gelen tüm büyük harflere.daha fazla hayal edemem..GELSENE.
23 Ocak 2013 Çarşamba
Kesit;
http://fizy.com/#s/22pexq
Yeni bir gündü uyandığımda.Pamukşekeri andıran bulutlar ve güneş gülümsüyordu sanki biz insanlara.Kahvaltı masasında sıcak bir muhabbete daldık dostumla.Saate bakılırsa yine geç kalmıştım buluşmaya.Hemen dışarı çıkmak için giyindim,saçımı yaptım,rujumu sürdüm.Hızlı adımlarla bir taxi bulma umuduyla yola çıktım.Şanslı günümde olmalıyım.Sigaramı henüz yakmıştım ki,beni Karşıyaka iskeleye götürecek olan taxi önümdeydi.Benimle birlikte bir çift bindi.Yolda saçma muhabetlerine kulak misafiri oluyordum istemeden.Bir yandan radyonun felaket habercisi frekansı böylesi güzel bir güne ters düşüyordu.Aklıma O geliyordu ve bu da katlanılır kılıyordu katettiğim yolu.Sonunda iskeleye varmıştık.Vapura yetişmek için acele ediyor ama bir yandan da ilerledikçe havaya karışan kokuların,seslerin tadını çıkarıyordum.Bana seslenen çingeneyi sonradan fark ettim."Bir şey söyleyeceğim,fal bakmayacağım" diyordu,gülümseyerek yanından geçtim.Daha önce çingenelere karşı uyarılmıştım ve böyle bir macera için vaktim yoktu.Vapur kıyıya yanaşmış bekliyordu.Şans yine yüzüme gülmüştü.Hemen kıç tarafına geçip oturdum.Ne çok severim denizde yolculuk etmeyi.Kıyıdan uzaklaşıyorduk,martılar peşimizden..
O deniz kokan,esen yel yüzümü okşadıkça binbir düşünceye daldım ben.Git gide ufalan betonarme,martı çığlıkları ve insan gülüşmeleri dışında denizin orta yerinde süzülen bi leylek gözüme ilişti.Leylek görmek hep iyi yorumlandığı için güzel düşünceler etrafımı iyice çevrelemişti.Keyif sigaramın sonuna gelmemle,vapurun iskeleyle kucaklaşma vakti de gelmişti.Kalkıp toparlandım.Beni bekliyordu,şimdi onu bulmalıydım.Kalabalığa karıştım.Biraz ilerleyince ilk buluşmamızda olduğu gibi hemen dikkatimi çekmişti.Yüzümü kaplayan kocaman bir gülümsemeyle yanına gittim.Beklettiğim için biraz söylenip,kızmış gibi yapsada,sarılınca hiç bir şeyi kalmamıştı.Elini tuttum,yürüdük.Bankamatikte sıra beklerken bir şey dikkatimi çekti.Bakmak için yaklaştım.Bir kadın,yanında oğlan çocuğuyla oturmuş akordiyon çalıyordu.Hah! dedim işte benim filmim.Herşey,tamamdır.Ne de güzel bir melodiydi ama çaldığı! yaklaşıp cüzdanımı açmamla bebek arabasında ki oğlan gülümseyerek yanaştı.Söylemezsem içimde kalırdı güzel çaldığı.Kadın teşekkür etti.Tam da saniyesinde O geldi yanıma.Yem peşinde koşan güvercinler bile tamamlıyordu o kareyi.Hepimiz parçasıydık bir bütünün.Ne kadar hayran kaldığımdan bahsettim bir süre çarşıyı gezerken.Kalabağın arasında,kimsenin umrunda değildik.Gülüyor,eğleniyor,bazen darlanıp sinirleniyorduk.Sadece dolaşıyorduk,beraberdik.Ah nasıl da güzeldi,özeldi benim için.Koskoca bir günü sadece birbirimize ayrırdık.Mutluyduk.
Yeni bir gündü uyandığımda.Pamukşekeri andıran bulutlar ve güneş gülümsüyordu sanki biz insanlara.Kahvaltı masasında sıcak bir muhabbete daldık dostumla.Saate bakılırsa yine geç kalmıştım buluşmaya.Hemen dışarı çıkmak için giyindim,saçımı yaptım,rujumu sürdüm.Hızlı adımlarla bir taxi bulma umuduyla yola çıktım.Şanslı günümde olmalıyım.Sigaramı henüz yakmıştım ki,beni Karşıyaka iskeleye götürecek olan taxi önümdeydi.Benimle birlikte bir çift bindi.Yolda saçma muhabetlerine kulak misafiri oluyordum istemeden.Bir yandan radyonun felaket habercisi frekansı böylesi güzel bir güne ters düşüyordu.Aklıma O geliyordu ve bu da katlanılır kılıyordu katettiğim yolu.Sonunda iskeleye varmıştık.Vapura yetişmek için acele ediyor ama bir yandan da ilerledikçe havaya karışan kokuların,seslerin tadını çıkarıyordum.Bana seslenen çingeneyi sonradan fark ettim."Bir şey söyleyeceğim,fal bakmayacağım" diyordu,gülümseyerek yanından geçtim.Daha önce çingenelere karşı uyarılmıştım ve böyle bir macera için vaktim yoktu.Vapur kıyıya yanaşmış bekliyordu.Şans yine yüzüme gülmüştü.Hemen kıç tarafına geçip oturdum.Ne çok severim denizde yolculuk etmeyi.Kıyıdan uzaklaşıyorduk,martılar peşimizden..
O deniz kokan,esen yel yüzümü okşadıkça binbir düşünceye daldım ben.Git gide ufalan betonarme,martı çığlıkları ve insan gülüşmeleri dışında denizin orta yerinde süzülen bi leylek gözüme ilişti.Leylek görmek hep iyi yorumlandığı için güzel düşünceler etrafımı iyice çevrelemişti.Keyif sigaramın sonuna gelmemle,vapurun iskeleyle kucaklaşma vakti de gelmişti.Kalkıp toparlandım.Beni bekliyordu,şimdi onu bulmalıydım.Kalabalığa karıştım.Biraz ilerleyince ilk buluşmamızda olduğu gibi hemen dikkatimi çekmişti.Yüzümü kaplayan kocaman bir gülümsemeyle yanına gittim.Beklettiğim için biraz söylenip,kızmış gibi yapsada,sarılınca hiç bir şeyi kalmamıştı.Elini tuttum,yürüdük.Bankamatikte sıra beklerken bir şey dikkatimi çekti.Bakmak için yaklaştım.Bir kadın,yanında oğlan çocuğuyla oturmuş akordiyon çalıyordu.Hah! dedim işte benim filmim.Herşey,tamamdır.Ne de güzel bir melodiydi ama çaldığı! yaklaşıp cüzdanımı açmamla bebek arabasında ki oğlan gülümseyerek yanaştı.Söylemezsem içimde kalırdı güzel çaldığı.Kadın teşekkür etti.Tam da saniyesinde O geldi yanıma.Yem peşinde koşan güvercinler bile tamamlıyordu o kareyi.Hepimiz parçasıydık bir bütünün.Ne kadar hayran kaldığımdan bahsettim bir süre çarşıyı gezerken.Kalabağın arasında,kimsenin umrunda değildik.Gülüyor,eğleniyor,bazen darlanıp sinirleniyorduk.Sadece dolaşıyorduk,beraberdik.Ah nasıl da güzeldi,özeldi benim için.Koskoca bir günü sadece birbirimize ayrırdık.Mutluyduk.
Bazen sadece farkında olmakla ilgilidir geçirdiğin an'ların değeri.Farkına vardığın da kendini yüce hissedersin.Herkes senin filminde oynayan birer bütünün parçasıdır sanki.Koşuşturur onlar ve sen yavaşlarsın o anda.Kazımak istersin aklına.Yanında biri olsun istersin,eşlik etsin hatırana.Varsa tutarsın elinden sıkıca.Usulca bakıp yüzüne ve telaşla yaşarken O da,durdurursun.Anlamaz,sen bilirsin.Sen unutmaz,sen hatırlarsın en güzel şekilde.Sahne son bulur.Zaman ilerler ama kalır senin hafızanda.O kesitle birleştirecek başka bir hatıra kazanmayı dilersin.Sen kendi filmini tamamlamaya çalışırsın esasında;İşte bu yüzdendir insanın her an bir arayışta olması,koşturması amaçsızca..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)